ECE VAHAPOĞLU

BESLENME


Nasıl Sağlıklı Beslenirim?

İdeal, fit, sağlıklı sayabileceğimiz bir beden, doğru spor ve dengeli beslenmenin birleşiminden oluşur. Her ikisi de birbirine öylesine muazzam bir denge içerisindedir ki, ne sağlıklı beslenmenin es geçildiği spor ne de sporun ihmal edildiği bir beslenme düzeni tam anlamıyla fit olmayı sağlar. İkisi bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır ve adeta zincirleme bir döngü ile vücudumuza etkilerini gösterirler.

Ruhumuzu ve zihnimizi, bedenimizden ayrı tutmaya kalkarsak, gerçek benliğimizi göremeyiz. Ancak sağlıklı bir ruhsal ve zihinsel yaşam için bedenimizin buna hazır, temiz bir zemin yaratması önemlidir. O nedenle görünürde et ve kemikten oluşan vücudumuzu da sağlıklı tutmalıyız.

Egzersiz yapmak, sporu yaşamımızın bir parçası haline getirmek ve gün içinde vücudumuzu hareketli kılmak elbette çok önemlidir. Fakat gerçekten fit bir vücuda ulaşmak için beslenme alışkanlıkları spordan çok daha etkilidir. İyi bir vücudun yaklaşık yüzde 30-40’ı spordan, geri kalan yüzde 60-70’i ise doğru beslenmeden gelir.

Spor yapmak kadar yediklerimiz ve yemediklerimiz de önemli. Her zaman hatırlattığımız gibi, unutmayın yediklerinizden ibaretsiniz!
Bilinçsizce yapılan diyetler, yanlış sporlar, tembellik, önyargılı fikirlerle bahane üreten zihinler… Bunların hepsi sizi sağlıklı bir yaşamdan uzaklaştıran etkenlerdir. Eğer gerçekten sağlıklı ve fit olmaya kararlıysanız doğru bilgilerle kendi dönüşümünüzü başlatabilirsiniz.

Dengeli, yeterli ve çeşitli beslenmenin nasıl olduğunu merak ediyoruz ve yapabildiğimiz kadarıyla uygulamak istiyoruz. Protein, karbonhidrat ve yağların nasıl dengeleneceği, antioksidanlar, vitamin ve mineraller, organik gıdalar ya da probiyotiklerden nasıl yararlanılacağını anlamaya çalışıyoruz.

Çoğumuz kafamızda soru işaretleri ile doğru beslenmeye dair merak ettiğimiz noktaları araştırıyor, bazı kitaplar okuyor, çevremizden bilgi edinmeye çalışıyoruz. Bu noktada şunu belirtmek gerekiyor; edindiğimiz bilgiyi doğru bilgi olarak benimsemeden önce güvenirliğine bakmalısınız. Sağlıklı yaşam adına yapılan hatalar, vücudumuzu yorabilir ve yıpratabilir.

Fit Olmak Zayıf Olmak Değildir

Öncelikle fit olmanın zayıf olmak ile eş değer olmadığını bilmemiz gerekir. Fit olmak, aç kalmak, kendini güçsüz hissederek, vücudu alması gereken besinlerden mahrum bırakarak ‘iyi’ bir görünüme kavuşmak değildir. Fitlik, vücudun gereksinim duyduğu protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin dengeli dağılımı ile düzenli bir beslenme alışkanlığını, spor ile kazanılan dinç bir vücudu ve bunu ruhsal anlamda da destekleyen bir arınmayı gerektirir. Bu anlamda fit olmanın temelinde beslenme vardır, ardından spor ve ruhsal boyut önem kazanır. Yediklerimiz hem vücut şeklimizi hem de hislerimizi belirler. Sabah yediğiniz yeşil almanın içinizde yarattığı ferahlığı hissetmeniz, içtiğiniz su ile zihninizin berraklaştığı gibi… Beslenmenin zihne ve ruh sağlığımıza direkt bir etkisinden söz etmemiz mümkündür. Gerçekten de hafif yedikçe hafifler, ağır ve zararlı besinler tükettikçe içimizde ağırlık ve üzerimizde hantallık hissederiz.

Kilo verme ile ilgili genel sıkıntılar, yanlış beslenme, şok diyetler, kişiye göre değil, genel geçer bilgileri bilinçsizce uygulamaktan kaynaklanır. Bahsettiğimiz gibi az yemek sağlıklı değildir. Diyet zaten kelime anlamıyla kısıtlamayı çağrıştırdığı için baştan negatif bir anlam yaratmaktadır.

Hızlı bir şekilde kilo vermeyi vadeden şok diyetlerde verilen kilonun büyük bölümü su, mineral ve kaslardan gider. Yağınız azalmaz. O yüzden de sadece diyet yapmak aslında sizi doğru bildiğinizin aksine yağlandırır. Sınırlı besinlerle metabolizmanız yavaşlar. Önemli olan vücuttaki kas oranını koruyarak yağ kütlesini azaltmaktır. Düzenli bir beslenme programı ile yağdan kilo vermek kalıcıdır.

Sağlıklı Beslenmeye Dair Temel Öneriler

Sağlıklı Bir Yaşam Tarzı İçin;


Günlük besin ihtiyacımızın hepsini aldığımız dengeli beslenme, sağlıklı ve doğru olandır. Sağlıklı bir yaşam tarzı için zihninizde şunu oturtursanız daha bilinçli yaşarsınız. Temelde, daha ziyade bitkisel olan, taze sebze ve meyve ağırlıklı, aşırı kırmızı et içermeyen bir beslenme tarzını benimseyerek, yüksek miktarda doymuş yağ ve kolesterol içeren zararlı yağ tüketiminizi azaltarak, lif oranı yüksek, EPA ve DHA gibi yağ asitlerince zengin, antioksidan besinler tüketerek, şekeri kesinlikle hayatınızdan çıkararak, az tuz ve bol potasyum alarak, günlük sıvı ihtiyacınız kadar su içerek, alkol ve sigara kullanmayarak, düzenli spor yaparak, iyi uyku çekerek sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olabilirsiniz.

Dengeli beslenmenin amacı kilo vermek değil, metabolizmanızı hızlandırmak ve yağları yakmaktır. Kafamızı kilo vermeye, sadece ince görünmeye takmazsak bedenimiz için sağlıklı olan yolu seçer ve uygularız.
Yeme şeklinizi ve yaşam standartlarınızı değiştirmeye başladığınızda sosyal ortamlarda ilk zamanlar sıkıntı çekebilirseniz. Bu noktada iradeniz çok önemlidir. İkramlara kibarca hayır demeyi öğrendikçe kendi içinizde sağlığınız için doğru olanı yaptığınızı bir kez daha kanıtlayacak ve prensiplerinizden ödün vermemeyi öğreneceksiniz. Ve inanın, siz ödün vermedikçe başkaları da size saygı göstererek alışacaklar.

Sağlıklı Beslenmeye Dair Temel Öneriler
Vücudunuza gerekli tüm besin gruplarını gün içinde almalısınız. Karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerin hepsinden doğru zamanda doğru ölçülerde tüketmeye özen gösterin. Almamız gereken besin grupları var evet ama her karbonhidratı tüketmeyin, tamamen de kesmeyin. Vücuda yeterli miktarda karbonhidrat almamız önemli. Karbonhidrat tüketirken, iyi kaynak olan tam tahılları, meyve ve sebzeleri seçin. Lif oranı yüksek tam tahıl tüketirseniz tokluk hissi de yaşarsınız.

Günde üç ana öğünün yanı sıra iki ara öğünü de atlamadan sık sık beslenin. Aralarda üç saatten fazla aç kalmamaya çalışın. Kan değerlerinizin seviyesi değişip durmasın. Uzun saatler aç kalıp ilk fırsatta fazla yemek yerine ara öğünlerin dengeleyiciliginden faydalanın. Özetle; sık ve az beslenin.

Gece geç saatlerde yenen atıştırmalıkların sindirimi zordur. Vücudumuz bunları daha zor yakar ve yağa dönüştürür. Araştırmalara göre, gece geç saatte yenen ve içilenlerden dolayı yılda ortalama 12 kg alınıyor. Bu da bir nevi her ay boşuna alınan 1 kg demek oluyor.


Her daim ihmal etmeden uygulamamız gereken en önemli noktalardan biri de su içmek. Güne su içerek başlayın. Su içmek için susamayı beklemeyin. Sabahları limonlu su içerseniz bağırsaklarınız çalışır. Kahveden vazgeçemeyenler için önerimiz ise, kahvenize şeker yerine bir kaşık Hindistan cevizi yağı atmanız. Bu yeni trendi uygulayarak kilo almadan yorgunluktan kurtulabilirsiniz.

Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durmalısınız. Günlük lif alımını artırın. Mercimek, nohut gibi kuru baklagilleri ihmal etmeyin. Taze sebzeler yiyin. Şeker ise doğal yollardan yani meyvelerden alın.
Protein değeri çok yüksek olan ve gluten içermeyen kinoa, karabuğday ile yabani pirinci mutfağınızdan eksik etmeyin.

Son olarak, hayat bize verilen bir hediye… Bunu kendimize iyi bakarak taçlandırmalıyız. Vücudumuza sağlıklı beslenerek, sporu hayatımızın bir parçası yaparak özen göstermeli, sağlam bir zihin ve zinde bir ruh hali için yaşam tarzımıza doğru yenilikleri katmalıyız. Böylece hayatın çok daha güzel ve keyifli olduğunu anlayacaksınız.