<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beslenme Yazıları - Ece Vahapoğlu</title>
	<atom:link href="https://www.ecevahapoglu.com/category/beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ecevahapoglu.com/category/beslenme/</link>
	<description>Sunucu, Yazar, Wellness ve Yoga Eğitmeni</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 May 2025 01:44:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Beslenme Yazıları - Ece Vahapoğlu</title>
	<link>https://www.ecevahapoglu.com/category/beslenme/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gıda Takviyelerinde Sağlık Beyanına Dikkat!</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 17:31:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=14148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan düzenlemelerle gıda takviyesi sektörü ülkemizde istikrarlı bir şekilde büyüyor. Yıllardır sağlıklı yaşam iletişimimde gıda takviyelerine de sıkça yer veren bir dijital içerik üreticisi ve wellness eğitmeni olarak sektörü yakından takip etmeye gayret ediyorum ve bunu bir sorumluluk olarak görüyorum. Özellikle toplum sağlığını ilgilendiren konulara günümüzde her ne kadar bilgiye ulaşmak kolaylaşsa da bilgi kirliliğini</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat/">Gıda Takviyelerinde Sağlık Beyanına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Yapılan düzenlemelerle gıda takviyesi sektörü ülkemizde istikrarlı bir şekilde büyüyor.</em></strong></p>
<p>Yıllardır sağlıklı yaşam iletişimimde gıda takviyelerine de sıkça yer veren bir dijital içerik üreticisi ve wellness eğitmeni olarak sektörü yakından takip etmeye gayret ediyorum ve bunu bir sorumluluk olarak görüyorum. Özellikle toplum sağlığını ilgilendiren konulara günümüzde her ne kadar bilgiye ulaşmak kolaylaşsa da bilgi kirliliğini göz önüne alarak dikkat edilmesini çok önemsiyorum. Nitekim, 23-26 Kasım tarihleri arasında Antalya&#8217;da Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği tarafından gerçekleştirilen 5. Gıda Takviyesi Konferansı&#8217;na konuşmacı olarak davet edilmek beni çok mutlu etti. Hem iki gün boyunca kamu ve özel sektörün değerli isimlerinin ve karar vericilerin sundukları bilgilerini öğrenme şansım oldu, hem de bu kıymetli kitleye kendi bakış açımı anlatma fırsatım doğdu. &#8220;Sürdürülebilir Gıda Takviyesi Üretimi ve Tüketimi&#8221; teması ile gerçekleşen konferansta T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı, IADSA (Uluslararası Gıda Takviyesi Dernekleri Birliği) ve GOED (EPA ve DHA- Omega-3 Global Organizasyonu) temsilcileri, akademisyenler ve takviye edici gıda sektörü bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2.webp"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-14150" src="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-460x800.webp" alt="" width="174" height="302" srcset="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-460x800.webp 460w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-230x400.webp 230w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-768x1335.webp 768w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-884x1536.webp 884w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-300x521.webp 300w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2-400x695.webp 400w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat-2.webp 1045w" sizes="(max-width: 174px) 100vw, 174px" /></a>Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, açılış konuşmasında Türkiye&#8217;deki gıda takviyesi sektörünün geçmişten günümüze gelişimine dikkat çekti. Bu alandaki karar alıcıların oluşturduğu mevzuatların uygulanması ile piyasadaki algıyı zedeleyen ürünlerin ortadan kalktığı, yatırımlar ile birlikte yüksek kalitede ürün üretim ve ihracatının arttığına değindi. Sektördeki gelecek hedefleri arasında gönüllü sertifikalandırma sistemlerinin yaygınlaştırılması, gıda ve sağlık okuryazarlığının arttırılması, sağlık profesyonellerinin koruyucu sağlık hizmeti basamağında etkilerinin arttırılması olduğunu iletti.</p>
<p>Kendi sosyal medyamda da konferanstan paylaştığım bazı dikkat çekici noktalarda özellikle bizi ilgilendiren &#8216;sağlık beyanı&#8217; mevzuatı vardı. Mesela; takviye edici bir gıda markası ve bu markayı ve ürünü paylaşan bir influencer &#8216;bağışıklığı güçlendirir, zayıflatır,&#8230; sistemini düzenler&#8221; gibi söylemlerde bulunamaz. Yerine &#8216;&#8230; sistemini düzenlemeye/desteklemeye yardımcı olur&#8217; diyebilir. 2013 yılı gıda takviyeleri için milat niteliğinde diyebileceğimiz bir yıl oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı uzun çalışmaların neticesinde gıda takviyeleri alanındaki yasal mevzuatı doldurmak için yönetmelik ve tebliğ yayımladı. Böylece öncelikle gıda takviyelerinde hangi vitamin ve minerallerin hangi miktarda kullanılabilecekleri belirlendi. Sonrasında Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanları, Sağlık Bakanlığı uzmanları ve alanındaki en önemli akademisyenlerden oluşan bir bilim kurulu gıda takviyelerinde kullanılan tüm bileşenler için maksimum limitler belirlendi. Belirlenen bu limitler, sektörün yenilikçi özellikleri dikkate alınarak bilimsel gelişmeler ışığında gerek görüldükçe güncellendi.</p>
<p>Dünyaya örnek olabilecek bir gıda takviyesi onay mekanizması kurularak üretilen ve ithal edilen tüm gıda takviyelerinin piyasaya arz edilmeden önce Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sıkı bir denetim mekanizmasından geçtikten sonra onay alınması temin edildi. Ülkemizde satılan tüm gıda takviyelerinin etiketinde Bakanlık onay numarası bulunması şartı mevzuat ile getirildi. Gıda takviyelerinin satışında, pazarlanmasında ve reklamında kullanımına izin verilen sağlık beyanları listesi Sağlık Bakanlığı tarafından 2023 yılında yayımlanan sağlık beyanları yönetmeliği ve kılavuzu ile sınırlandırıldı. Böylece gıda takviyelerinin pazarlanmasında sadece içindeki bileşenin hangi sağlık faydası doğurabileceğini belirten onaylı beyanların etiket ve reklamlarda kullanımına müsaade edildi. Bir başka önemli bakanlık da, Ticaret Bakanlığı. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü&#8217;nün altında bulunan Reklam Kurulu ile gıda takviyeleri reklamları çok kapsamlı bir şekilde denetleniyor.</p>
<p>Yanıltıcı sağlık beyanlarını reklamlarında kullanan firmalar büyük cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Gıda takviyeleri hem eczanelerde, hem online satış noktalarında hem de doğrudan satış ve perakende satış kanallarında satılıyor. Ticaret Bakanlığı mesafeli satışlarda gıda takviyelerinin güvenli şekilde pazarlanması için yoğun denetim faaliyetleri yürütüyor. Tüm bu önlemler ile gıda takviyesi sektörü ülkemizde istikrarlı bir şekilde büyümüş ve büyümeye de devam edecek gibi görünüyor.</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/gida-takviyelerinde-saglik-beyanina-dikkat/">Gıda Takviyelerinde Sağlık Beyanına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevginin ve Birliğin Yeni Ritüeli</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2024 08:21:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=14138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski zamanlarda Tanrıların içeceği olan ‘kakao’ günümüzde seremonyal ritüellerde ‘kalp açıcı rehberlik’ için kullanılıyor.</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli/">Sevginin ve Birliğin Yeni Ritüeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Kakao seremonisi Değişimin Rüzgârında: <br />Gelecek Yeni Dünya</h1>
<p>Eski zamanlarda Tanrıların içeceği olan ‘kakao’ günümüzde seremonyal ritüellerde ‘kalp açıcı rehberlik’ için kullanılıyor</p>
<p>İlk deneyimlediğimde ne yaşayacağımı bilmeden kendimi ritüele bırakmıştım; değişik bir his olmakla birlikte etrafımdaki herkese ve her şeye daha çok sevgi duymaya başladım. Her katılımcı gibi ben de niyetimi belirleyip söylemiştim; yabancı bir uygulayıcının yaptırdığı seremoni İngilizce idi ve hepimiz niyetimizi İngilizce paylaştık; sanki her birimizin niyeti bize de bana da aitti.</p>
<p>İlerleyen haftalarda da niyetim gerçekleşti; aslında hayatımın rayına oturmasını dilemiştim. Henüz yeni boşanmıştım; okulların da kapandığı dönemde bakıcısız, yardımcısız yazlık eve oğlumla geçmiştim. Başta zorluklardan geçerek nihayet hayatımı istediğim düzene koyabildim ve rahat ettim. Bunda &#8211; hiç mütevazı olamayacağım – becerikli, hızlı hareket eden bir kadın ve yıllardır spor ve yoga yapan biri olmanın olumlu etkisi de var. İçine dönebilmek, düzenli yoga yapmak insanı daha dingin yapıyor. Hayatta ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın daha dik ve dingin kalabiliyorsun.</p>
<p>Uzun yıllardır wellness ve yoga eğitmeni olarak dünyada ve Türkiye’de çeşitli eğitimlere katıldım; kendim çeşitli kamplar ve workshoplar düzenledim; halen de devam ediyorum. Bu dünyanın içinde olunca trendleri ve gelişmeleri takip ediyorsun; ben de kendimi sürekli geliştirmek için pratiklerim ve bilgilerime yenilerini ekliyorum.</p>
<p>Bu süreçte işte uzmanlıklarıma yeni bir alan daha ekledim; dünyada trend olan ve henüz Türkiye’de yeni başlayan ‘Kakao Seremonisi Uygulayıcısı’ oldum.</p>
<p>Meksikalı şaman bir kadından online eğitim aldım; dünyanın farklı yerlerinde seremonileri inceledim. Eğitimimi tamamladığımda ilk ritüeli, çok da İlahi bir rehberliğe ihtiyacım olan dönemde, evimde tek başıma kendime uyguladım.</p>
<p>Tek başıma, Peru’dan getirtilen tek kişilik bir ham kakao miktarıyla öyle bir his içine girdim ki anlatamam. Arayıp bulamadığım bir karar için yüksekten gelen bir bilgi gözümün önüne cümlesiyle düştü ve o bahsedilen rehberliği yaşadım.</p>
<p>Hemen akabinde gruplar için ritüelleri uygulatmaya başladım. Şirket çalışanlarının kaynaşmasından tutun da kadın gruplarına kadar çeşitli topluluklara bu ritüeli yaptırıyorum. Şirket yöneticileri ve çalışanları da sevgiyle yakınlaşsın ve bir düşünsün diye bu özel seremoni artık İK ekipleri tarafından da talep görüyor.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-14145 alignleft" src="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-450x800.webp" alt="" width="207" height="368" srcset="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-450x800.webp 450w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-225x400.webp 225w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-768x1365.webp 768w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-864x1536.webp 864w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-300x533.webp 300w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2-400x711.webp 400w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2024/10/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli-ece-vahapoglu-b2.webp 1134w" sizes="(max-width: 207px) 100vw, 207px" /></p>
<p>Peki nedir?</p>
<p>Eski zamanlarda Tanrıların içeceği olan ‘kakao’ günümüzde seremonyal ritüellerde ‘kalp açıcı rehberlik’ için kullanılıyor.</p>
<p>Kakao, kendi kalplerimizle yeniden bağlantı kurmamıza, ilişkilerimize bakmamıza ve hayatta amaçlı ve net bir vizyonla yönlendirilerek yürümemize yardımcı olmada yetenekli bir rehberlik sunuyor.</p>
<p>Kakao törenini yaratmanın özü olarak gördüğümüz üç evrensel sütun şunlardır: minnettarlık, niyet ve karşılıklılık.</p>
<p>Kendimizle ve başkalarıyla daha derin bir bağlantı kurmamızı kolaylaştırıyor.</p>
<p>Sevgi, şefkat ve birlik duygularını teşvik ederek duygusal tıkanıklıkları serbest bırakmamızı ve içsel bir huzur duygusu geliştirmemizi sağlıyor.</p>
<p>Kakao seremonisi anlatılmaz; yaşanması gerekir. Çünkü hissedilen bir alan var ve yazıya dökmek pek mümkün değil… Enerjisi çok nazik, anaç, şefkatli ve sevgi dolu…</p>
<p>İlk grup ritüelimi Bodrum Mandarin Oriental’da 10 kişilik bir kadın grubuna yaptım. Kakaoyu Türkiye’ye yurtdışından kakao ve kahve çekirdekleri getiren birinden buldum. Ham kakaoyu hazırlayıp, o mistik alanda baharatları ekleyerek spiritüel alanı açtığımda katılımcılarla kısa sürede bağlandık, konuşmadan sadece gözlerimizin içine bakarak bile anlaştık; dans ettik; kakaoyu hissettik ve içtik.</p>
<p>Yaklaşık 1-2 saat süren ritüelde, çok yüksek bir sevgi, şefkat ve birlik hissediliyor.</p>
<p>Katılımcılar başlarken niyetini belirliyor; o niyet bireysel ve kolektif olarak güçleniyor ve evrenle birleşiyor.</p>
<p>Kakao, dişil enerjisi yüksek, anne şefkatinde bir bitki…</p>
<p>Mama (Ana) Kakao, duygusal bedene ve içimizdeki çocuğa seslenir. Kakao aşırı düşünmek yerine bizi doğal bir hissetme durumuna geri dönmeye davet eder.</p>
<p>Kakao seremonisi esnasında meditasyon yapılır, uygulayıcı dansa teşvik edebilir; doğal bir akışta enerji alanı oluşturur. Bazen yoga, bazen meditasyon, bazen dans…</p>
<p>Kakao insan kalbini güçlendirmeye destek oluyor. Ayrıca, doktorlar ve alternatif tıpla ilgili uzmanların da belirttiği üzere, kakao kök hücreleri iyileştirmeyi de destekliyor. Bu da çok önemli bir sağlık faydası…</p>
<p>Kakao benim mantığıma da kalbime de yattı. Umarım siz de bir gün bu özel hissi ve rehberliği yaşarsınız. Yeter ki yeniliğe kendinizi açın… Çünkü sonunda gönül gözünüzde çok güzel açılacak.</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/sevginin-ve-birligin-yeni-ritueli/">Sevginin ve Birliğin Yeni Ritüeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Beslenmenin Önemi</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/saglikli-beslenmenin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 08:30:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=12972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu haftaki yazımı sağlıklı beslenmenin önemine dair hazırladım &#8211; zira detaylandırabileceğim en önemli konulardan biri olduğunu düşünüyorum çünkü sağlıklı beslenmek vücudumuz için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri. Beslenme, kişiseldir; elbette genel geçer doğrular vardır ama kişinin bedenine, kan değerlerine, sevdiklerine, alerjisi olduklarına ve metabolizmasına göre değişkenlik gösterebilir. Yine de sağlıklı beslenme, sağlıklı bir yaşam tarzı</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/saglikli-beslenmenin-onemi/">Sağlıklı Beslenmenin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki yazımı sağlıklı beslenmenin önemine dair hazırladım &#8211; zira detaylandırabileceğim en önemli konulardan biri olduğunu düşünüyorum çünkü sağlıklı beslenmek vücudumuz için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri.</p>
<p>Beslenme, kişiseldir; elbette genel geçer doğrular vardır ama kişinin bedenine, kan değerlerine, sevdiklerine, alerjisi olduklarına ve metabolizmasına göre değişkenlik gösterebilir.</p>
<p>Yine de sağlıklı beslenme, sağlıklı bir yaşam tarzı için gereklidir ve göz ardı edilmemesi veya hafife alınmaması gereken bir alışkanlık biçimidir. Özellikle “İyi Yaşam” felsefesi ile hareket etmek isteyen, günlerini doyasıya yaşamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken faktörlerin başında gelen sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için birçok farklı diyet ve beslenme yaklaşımı olsa da, sağlıklı beslenmenin önemi değişmez &#8211; senin enerjik, güçlü ve dengede kalmana yardımcı olur.</p>
<p>Sağlıklı beslenmek sadece senin için değil, toplum ve halk sağlığı açısından da oldukça önemli &#8211; sağlıklı besine kolay ve zahmetsiz erişebilen toplumlar daha önemli gelişim ivmeleri kazanıyor ve daha sağlıklı, aktif nesiller yetiştiriyor. Bu sebeple sağlıklı beslenmeye dair kazanacağın her birikim hem senin hayatını olumlu yönde değiştirmene yardımcı olacak, hem de toplumsal bilince katkı sağlayacak!x</p>
<div class="row"  id="row-765742585">

	<div id="col-55711112" class="col medium-5 small-12 large-5"  >
		<div class="col-inner text-center"  >
			
			
	<div class="img has-hover x md-x lg-x y md-y lg-y" id="image_59084202">
		<a class="image-lightbox lightbox-gallery" title="" href="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-266x400.png">						<div class="img-inner dark" >
			<img decoding="async" width="533" height="800" src="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-533x800.png" class="attachment-large size-large" alt="" srcset="https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-533x800.png 533w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-266x400.png 266w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-768x1153.png 768w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-300x450.png 300w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21-400x601.png 400w, https://www.ecevahapoglu.com/wp-content/uploads/2023/01/saglikli-beslenme-blog-fit21.png 800w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" />						
					</div>
						</a>		
<style>
#image_59084202 {
  width: 63%;
}
</style>
	</div>
	
		</div>
			</div>

	

	<div id="col-477062816" class="col medium-7 small-12 large-7"  >
		<div class="col-inner"  >
			
			
<h3>Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?</h3>
<p>Midemiz ve sindirim sistemimiz genellikle “ikinci beynimiz” olarak adlandırılır. Dolayısıyla bu adımı atmak ve bu alışkanlığı kazanmak hayatını kökünden değiştirebilecek, son derece değerli bir karar olabilir!</p>
<p>İlk başta bazı adımları atmak biraz zor gelse de doğru teknikleri uygulayarak ve yavaş yavaş elde edeceğin sonuçların tadını çıkararak sağlıklı, besleyici bir diyete sahip olmak ve sağlıklı bir bedene, sağlıklı bir zihne ulaşmak işten bile değil!</p>
		</div>
			</div>

	
</div>
	<div id="text-3608827254" class="text">
		
		
<style>
#text-3608827254 {
  font-size: 1rem;
}
</style>
	</div>
	
<p><strong>Küçük adımlarla başla:</strong> Diyetinde küçük, kademeli değişiklikler yapmak, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmeye başlamanın harika bir yolu. Öğünlerine daha fazla meyve ve sebze ekleyerek ve sağlıksız atıştırmalıkları daha sağlıklı alternatiflerle değiştirerek başlayabilirsin!</p>
<p><strong>Her gün kahvaltı yap:</strong> Eğer fasting diyetini uygulamıyorsan kahvaltı yapmak metabolizmanı hızlandırmaya yardımcı olur ve günün ilerleyen saatlerinde aşırı yemek yemeyi engeller. Seni daha uzun süre tok tutması için tam tahıllar, yağsız protein ve sağlıklı yağlar içeren bir kahvaltı seçmelisin.</p>
<p><strong>Daha fazla hareket et:</strong> Fiziksel aktiviteyi günlük rutinine dahil etmek hem fiziksel hem de psikolojik sağlık açısından oldukça önemlidir. Vücudunu güçlü ve enerjik tutmak için her gün 30 dakika egzersiz yapmayı hedefleyebilirsin.</p>
<p><strong>Neyi ne kadar yediğini ölçmeye çalış:</strong> Ne yediğine dikkat etmek, neden yediğini anlamaya çalışmak ve sonrasında sana nasıl hissettirdiğinin farkında olmak sağlıksız alışkanlıklarını bırakmana yardımcı olacaktır. Bu bilinç, aynı zamanda porsiyon boyutlarına dair farkındalık kazanmana ve genel olarak daha sağlıklı seçimler yapmana yardımcı olabilir.</p>
<h3>Sağlıklı Bir Beslenme Nasıl Olmalıdır?</h3>
<p>Sağlıklı besinleri fazla tüketmek sağlıklı beslenmeye engel olur mu? Ya da sağlıksız besinleri ufak porsiyonlar halinde tüketmek?</p>
<p>Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandıktan sonra dikkat edilmesi gereken belki de en önemli konu sağlıklı bir diyete sahip olmak &#8211; ve bu tip bir diyete sahip olmanın bazı önemli kriterleri bulunuyor.</p>
<p><strong>Şeker içeren gıdaları sınırla</strong>: İşlenmiş şekerler birçok paketlenmiş gıdada bulunur ve kilo alımına ve diğer sağlık sorunlarına katkıda bulunabilir. İşlenmiş şekerleri içeren gıdaları tüketmeyi mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalış &#8211; bunların yerine meyve, bal veya doğal akçaağaç şurubu gibi daha sağlıklı tatlandırıcı seçeneklerini tercih edebilirsin!</p>
<p><strong>Fast food gıdalardan kaçın:</strong> İşlenmiş gıdalarda genellikle yüksek oranda ilave şekerin yanı sıra sağlıksız ve doymuş yağ ve sodyum bulunur. Bunun yerine meyveler, sebzeler, yağsız proteinler ve tam tahıllar gibi bütün, işlenmemiş gıdaları yemeye odaklanmaya çalış.</p>
<p><strong>Susuz kalma!: </strong>Susuz kalmamak sağlığını korumanın anahtarıdır. Enerjik kalmak ve vücudunun düzgün çalışmasına yardımcı olmak için gün boyunca bol su içtiğinden emin ol. Aynı zamanda yeşil çay veya siyah kahve gibi sağlıklı içecekleri de ayarında tüketebilirsin!</p>
<p>Şu ana kadar elinden geldiğince kaçınman gereken besinleri ve tüketmenin faydalı olacağı sağlıklı içecekleri saymaya çalıştım &#8211; sıra tüketmen gereken sağlıklı besinleri detaylandırmaya ve bunları nasıl tespit edebileceğini detaylandırmaya geldi.</p>
<h3>Sağlıklı Besin Grupları Neleri İçerir?</h3>
<p>Sağlıklı beslenmenin anahtarları sağlıklı besin grupları arasında yer alan gıdalar tüketmek. Peki sağlıklı besinler neler? İşte sana verebileceğim bazı basit beslenme önerileri!</p>
<p>Tüketmen gereken beş sağlıklı gıda grubu meyveler, sebzeler, tahıllar, proteinler ve süt ürünleridir. Meyve ve sebzeler temel vitamin ve mineralleri sağlarken, tahıllar ve proteinler enerji ve lif sağlar. Protein ise güne enerji devam etmeni ve aynı zamanda daha tok hissetmeni sağlayarak vücut-kas oranını destekler. Özellike aktif bir hayat sürdürmeyi planlayanların diyetlerinde önemli bir yer edinen protein, et, süt ürünleri ve benzeri hayvansal gıdalar tarafından kolaylıkla karşılanabilmekte &#8211; veya kimi sebzeler ile de desteklenebilmektedir. Süt ürünleri ayrıca kalsiyum ve diğer temel besin maddelerinin önemli kaynaklarıdır.</p>
<p>Dengeli beslenme dengeli bir diyetten geçer, dengeli bir diyet ise bu gıda gruplarının her birinden çeşitli gıdalar içermelidir &#8211; bu grupların birini tercih etmek yerine hepsini içeren bir günlük rutin tespit etmeye çalışabilirsin!</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/saglikli-beslenmenin-onemi/">Sağlıklı Beslenmenin Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsimlere Göre Sebzeler</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/mevsimlere-gore-sebzeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2018 17:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=3099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çok uzman günde belli miktarda sebze yememiz gerektiğini, hayvansal gıda yerine bitkisel gıda tüketmemizi öneriyor. Meyve yemek de öneriliyor ama sebzelere oranla içeriğindeki şekerden dolayı çok fazla meyve tüketmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Ben de bu yazımla bunları hatırlatmış olayım. Sebzeler bizi kardiyovasküler hastalıklardan ve kanserden koruyabiliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre, besin piramidindeki her besinin tüketilmesine</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/mevsimlere-gore-sebzeler/">Mevsimlere Göre Sebzeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok uzman günde belli miktarda sebze yememiz gerektiğini, hayvansal gıda yerine bitkisel gıda tüketmemizi öneriyor. Meyve yemek de öneriliyor ama sebzelere oranla içeriğindeki şekerden dolayı çok fazla meyve tüketmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Ben de bu yazımla bunları hatırlatmış olayım.</p>
<p>Sebzeler bizi kardiyovasküler hastalıklardan ve kanserden koruyabiliyor. Ancak yapılan araştırmalara göre, besin piramidindeki her besinin tüketilmesine göre belli miktarlar var. Sebzeleri de gereğinden fazla veya günün yanlış zaman dilimlerinde tüketmek, vücudumuz için bazen çok da yararlı olmayabilir. Akşam ve geç saatlerde yenilen çiğ sebzeler sindirim sistemimizi gereksiz yere yorabilir.<br />
Evet sebze ve meyveleri seviyoruz. Ancak gerçekten sağlıklı beslenmek için yiyecekleri mevsiminde ve dengeli tüketmeye özen göstermeliyiz. Sebze ve meyvenin her çeşit rengini içeren besinlerin tüketilmesine gayret etmeliyiz.</p>
<p>Kış mevsiminde özellikle sebze ve meyvelerin bol miktarda ve taze olarak, gündüzleri çiğ akşamları az pişmiş şekilde tüketilmesi çok sağlıklıdır.</p>
<p>Genellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler vitamin ve mineraller açısından diğerlerinden daha zengin olur. Kalsiyum ve demir yönünden de zengindirler.</p>
<blockquote><p><strong>İşte ay ay mevsimine göre sebze ve meyveler:</strong></p></blockquote>
<p><strong>OCAK</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Lahana, Brüksel lahanası, pazı, kereviz, havuç, karnabahar, pırasa, bal kabağı, pancar, ıspanak, kara turp, kırmızı turp, brokoli<br />
<em>Meyveler: </em>Elma, muz, portakal, mandalina, ayva, nar, greyfurt, kestane</p>
<p><strong>ŞUBAT</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Hindiba, frenk soğanı, pırasa, kırmızı turp, kereviz, lahana, Brüksel lahanası, pazı, havuç, karnabahar, bal kabağı, pancar, ıspanak, turp, brokoli<br />
<em>Meyveler: </em>Elma, muz, portakal, mandalina, ayva, nar, greyfurt, kestane</p>
<p><strong>MART</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Pancar, havuç, limon, kuşkonmaz, turp, bebe havucu, ıspanak, brokoli, marul, roka, biberiye, nane, maydonoz, tere<br />
<em>Meyveler:</em>Muz, elma</p>
<p><strong>NİSAN</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Kuşkonmaz, enginar, bezelye, bakla, havuç, roka, taze sarımsak, biberiye, nane, maydanoz, tere, taze kekik, taze soğan.<br />
<em>Meyveler: </em>Limon, çağla</p>
<p><strong>MAYIS</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Kuşkonmaz, bezelye, enginar, bakla, semizotu, barbunya, madımak, ebegümeci, arpacık soğan, marul, roka, soğan, sarımsak, biberiye, nane, maydanoz, tere<br />
<em>Meyveler: </em>Can erik, çilek, dut</p>
<p><strong>HAZİRAN</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Enginar, bezelye bakla, semizotu, salatalık, barbunya, taze patates, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, kabak, rezene, sivri biber, üzüm yaprağı, çalı fasulyesi, marul, soğan, sarımsak, dereotu, fesleğen, biberiye, nane, maydanoz, tere<br />
<em>Meyveler: </em>Can erik, çilek, kiraz, kayısı, şeftali, dut, vişne, mürdüm eriği</p>
<p><strong>TEMMUZ</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Kabak, semizotu, salatalık, barbunya, patates, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, börülce, bezelye, sivri biber, taze sarımsak, mısır, soğan, sarımsak, dereotu, fesleğen, biberiye, nane, maydanoz, tere<br />
<em>Meyveler: </em>Kiraz, vişne, karpuz, şeftali, kavun, sarı erik, ahududu, kayısı, mürdüm eriği</p>
<p><strong>AĞUSTOS</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Kabak, semizotu, salatalık, taze fasulye, yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, börülce, bamya, kırmızı biber, barbunya, mısır, iç bakla, soğan, sarımsak, dereotu, fesleğen<br />
<em>Meyveler: </em>Vişne, şeftali, karpuz, kavun, mısır , üzüm, mürdüm eriği, dut, böğürtlen, incir, kırmızı erik</p>
<p><strong>EYLÜL</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Havuç, salatalık, taze fasulye , yeşil biber, patlıcan, dolmalık biber, domates, börülce, bamya, kırmızı biber, mantar, mısır, barbunya, kabak, soğan, dereotu, fesleğen, biberiye, nane, maydanoz, tere<br />
<em>Meyveler: </em>Şeftali, karpuz, kavun, üzüm, mürdüm eriği, incir, kızılcık, taze ceviz, fındık</p>
<p><strong>EKİM</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Havuç, salatalık, yeşil biber, patlıcan, domates, kırmızı biber, mantar, yerelması, lahana, pırasa, karnabahar<br />
<em>Meyveler: </em>Nar, üzüm, incir , kızılcık, armut, kestane, fındık, ceviz</p>
<p><strong>KASIM</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Lahana, kereviz, havuç, karnabahar, pırasa, ıspanak, bal kabağı, yer elması, pazı, marul, roka, soğan, biberiye, nane, maydanoz, tere<br />
<em>Meyveler: </em>Portakal, ayva, nar, greyfurt, armut, trabzon hurması, muz, kivi, mandalina, kestane</p>
<p><strong>ARALIK</strong><br />
<em>Sebzeler: </em>Kara lahana, havuç, karnabahar, bal kabağı, ıspanak, yer elması, Brüksel lahanası , pazı, kereviz, pırasa, brokoli<br />
<em>Meyveler: </em>Elma, portakal, mandalina, ayva, nar, greyfurt, muz, trabzon hurması, kivi, kestane</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/mevsimlere-gore-sebzeler/">Mevsimlere Göre Sebzeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su İçme Alışkanlığını Nasıl Kazanırız?</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/su-icme-aliskanligini-nasil-kazaniriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jan 2018 15:31:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=2928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu bir gerçek ki çoğumuz yeterince su içmiyoruz ya da içemiyoruz. Ya gün içinde su içmeyi unutuyoruz ya da böyle bir alışkanlığımız olmadığı için sürekli ihmal ederek varsa yoksa kahve, çay tüketiyoruz. Halbuki sağlıklı yaşam için altın kuralımız neydi? Tabii ki bolca su içmek. Yaptığımız her diyetin önceliği, sağlıklı yaşam alışkanlığımızın olmazsa olmazı su. Bir</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/su-icme-aliskanligini-nasil-kazaniriz/">Su İçme Alışkanlığını Nasıl Kazanırız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu bir gerçek ki çoğumuz yeterince su içmiyoruz ya da içemiyoruz. Ya gün içinde su içmeyi unutuyoruz ya da böyle bir alışkanlığımız olmadığı için sürekli ihmal ederek varsa yoksa kahve, çay tüketiyoruz. Halbuki sağlıklı yaşam için altın kuralımız neydi? Tabii ki bolca su içmek. Yaptığımız her diyetin önceliği, sağlıklı yaşam alışkanlığımızın olmazsa olmazı su. Bir kere bunu kesinlikle aklımızın bir köşesine yazmalıyız.</p>
<p>Ne kadar düzenli ve sağlıklı beslenirseniz beslenin eğer temel noktayı atlıyorsanız puzzle’ın en büyük parçasını eksik bırakıyorsunuz demektir. Yediğinize içtiğinize dikkat ederek doğal besinler tüketmeye gayret ediyor, fit bir vücuda kavuşmak için düzenli spor yapıyor olabilirsiniz. Fakat tüm bu düzenli yaşam akışınız içinde vücudunuzun ihtiyacı olan suyu karşılamıyorsanız en büyük etkiden de mahrum kalıyorsunuzdur. Baş ağrısı, halsizlik, fazla kilo, yağlanma, depresyon gibi rahatsızlıkların temel nedeni vücudumuzun susuz kalmasıdır. Vücudumuzun işlevini kusursuz bir şekilde yerine getirebilmesi için yaşam kaynağımız olan suyu tüketmeliyiz.</p>
<p><strong>Su İçmenin Faydaları</strong><br />
Su içmek kuşkusuz vücudumuz için elzem bir ihtiyaçtır. Metabolizmayı hızlandırır, toksinlerden arınmamızı sağlar. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır. Besinlerin kolayca sindirilmesinde etkilidir. Vücut susuz kaldığında yağ depolamaya eğilimlidir. Düzenli ve yeterli su içimi yağ yakımını kolaylaştırır. Yapılan araştırmalarda, uyumadan önce bir bardak su içen bireylerin kalp krizi riskinin azaldığı görülmüştür.</p>
<p>Bazılarımız günde 2 litre suyu rahatlıkla lıkır lıkır tüketirken çoğumuzun da sorunu su içememek oluyor. İçemeyenlerin ortak hissiyatı ise, fazla içtiğinde mide bulantısının olması, susuzluğunu çay ve kahve ile giderme ve en önemlisi de su içme alışkanlığını edinememektir. Peki ne yapmalı da vücudumuzun ihtiyacını karşılayacak miktarda suyu gün içinde tüketmeliyiz? Bu alışkanlığı nasıl kazanabiliriz?<br />
Gün içinde yapmanız gereken bazı küçük yöntemler su içme alışkanlığınızı kazanmanız için oldukça etkili olacak. Fakat bilmelisiniz ki, çoğu sağlıklı yaşam konumuzda belirttiğimiz gibi yine en büyük rol size düşüyor. Öncelikle su içme alışkanlığını kazanmayı vücudunuza yapacağınız bir iyilik olarak düşünmeli ve kendinize bunu şart koşmalısınız.</p>
<p><strong>Güne Bir Bardak Ilık Su İle Başlayın</strong><br />
Gece boyunca vücudumuz hummalı bir şekilde, hücrelerin tamir edilerek yenilenmesi için çalışıyor. Sabah uyandığımızda içeceğimiz bir bardak su, toksinlerden arınmamızı sağlayarak atık maddeleri vücudumuzdan atmamızı sağlıyor ve metabolizmamız kuvvetleniyor. Su içerek hem ruhen hem de bedenen yeni güne hazırlık aşamasına sağlıklı bir şekilde geçiş yapabiliyoruz. Suyun faydaları metabolizmamızla sınırlı değil, cilt için de en büyük şifa. Cildin esnekliği ve gerginliğini dengede tutarak kırışıklık oluşumunu engelliyor, canlılık katıyor. Aslında yapmanız gereken, yatağınızda başucunuza koyacağınız bir bardak suyu içmek kadar basit.</p>
<p><strong>Limonlu Su</strong><br />
Su ile ilgili ortak şikayetlerden biri de suyun tadını beğenmemekten kaynaklanıyor. Su tatsız geldikçe de soda, çay, meyve suyu gibi içeceklere yönelim ne yazık ki artıyor. Fakat tüm bu içecekler ile su içmiş sayılmadığınızı tekrar hatırlatalım. Suyun yerini başka herhangi bir sıvı tutmaz ve su kadar da yararlı olmaz. Vücudun su ihtiyacını diğer içeceklerden sağlayamazsınız fakat içtiğiniz su tatsız geliyorsa, hafif tadını değiştirerek daha çok su tüketebilirsiniz. Bunlardan biri de; limonlu su.<br />
Eğer narenciye tadını seviyorsanız su kavanozunun içerisine limon ve portakal dilimleri katarak suyunuzu lezzetlendirebilirsiniz. Bu tat size daha hafif ve ferahlatıcı gelecektir. Fresh bir tat isterseniz nane veya fesleğen ekleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kendine Güzel Bir Su Şişesi Hediye Et!</strong><br />
Belki de su içme alışkanlığı kazanmanın en keyifli kısmı bu. İşin ucunda biraz alışveriş olunca haliyle biz kadınlara da ayrı bir keyif geliyor. İlkokul zamanlarınızı hatırlıyor musunuz? Mataralarımıza gözümüz gibi bakar, incecik boyunlarımıza geçirerek taşımaktan mutluluk duyardık. Hele bir de renkleri istediğimiz gibi cıvıl cıvıl, rengarenkse… Yine benzer heyecanla sürekli yanınızda taşımak isteyeceğiniz, çantanızda bulunduracağınız bir su şişesi hediye edin kendinize ve şu sözü söyleyin içinizden; “Bu su şişesini, şu saate kadar bitireceğim.” Yani demek istediğimiz, kendinize hedef belirleyerek sıvı tüketiminizi gerçekleştirin. Su şişesindeki su, gün boyunca çantanızın bir köşesinde kalmasın ya da çalışma masanızın bir köşesinden size bakmasın. Bir anda değil, küçük aralarla içmeye gayret gösterin.</p>
<p><strong>Su İçmeyi Hatırlatıcı Uygulamaları Keşfet</strong><br />
Siz su içmeyi unutabilirsiniz ama akıllı telefonlarınız unutmaz. Gün içinde su içmeyi ihmal ediyorsanız teknolojinin nimetlerinden yararlanabilirsiniz. Telefonunuza yükleyeceğiniz uygulamalar düzenli aralıklarla su içme vaktinizin geldiğini hatırlatmada yardımcı olacaktır. Bunun için birkaç farklı uygulama deneyerek sizin için en uygun olanı seçin. İçtiğiniz su miktarını da kaydederek gün sonunda ne kadar su tükettiğinizi hesaplayın. Somut bir şekilde tükettiğiniz miktarı görmek sizin daha çok harekete geçirecek, ihtiyacınız olan miktarı tamamlamanız için motive edecektir. Bir diğer hatırlatıcı da renkli post-it’ler olabilir. Bilgisayarınıza, çalışma alanınızın bir köşesine yapıştıracağınız post-it’ler de klasik bir yöntemle hatırlatıcılık yapabilir.</p>
<p><strong>Hedefe Adım Adım Yaklaş</strong><br />
Günde 2 litre su tüketmek gözünüzde büyüyebilir. Bu yüzden bunu bardak hesabına çevirerek günde 8-12 bardak su tüketmeyi hedef edinin. Bu tüketimi de bir anda yapmaya çalışmadan azar azar içerek yapın. Masa başında çalışırken ara yudumlayarak su tüketin. Sadece susadığınızı hissettiğinizde su içmeye yönelmeyin. Bunu bir rutin olarak düşünün ve aralıklarla alın.</p>
<p>Günde 2- 2.5 litre su tüketimi sağlıklı bir insan için yeterli bir miktardır. Ancak kilolarından şikayetçi olanlar için bu miktar yeterli olmayabilir. Yemekten önce içeceğiniz bir bardak su tokluk hissi vererek iştahı azaltmaya yardımcı olur. Hem günlük su tüketimini arıtır hem de kilo vermenizi sağlar. Ağır fiziksel aktivite içindekiler de normal su tüketiminden fazla su içmeleri gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/su-icme-aliskanligini-nasil-kazaniriz/">Su İçme Alışkanlığını Nasıl Kazanırız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker İsteğini Nasıl Bastırabiliriz?</title>
		<link>https://www.ecevahapoglu.com/seker-istegini-nasil-bastirabiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[xpanel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2017 20:08:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ecevahapoglu.com/?p=2359</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şeker, bir diğer adıyla beş harfli zehir… Evet, biraz sert bir tanım olduğunun farkındayım, ama inanıyorum ki vücudunuza zararlarının ne denli fazla olduğunun farkına vardığınızda beslenme alışkanlıklarınızdan çıkarmanız gereken ilk şeyin “şeker” olduğunu kavrayacaksınız. Kadınların özellikle tatlı krizine girdiği zamanlarda ilk elini attığı şey, şeker. ‘Şey’ diyorum çünkü gıdadan, besinden saymıyorum. Bazen regl dönemindeki hassasiyetlerde</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/seker-istegini-nasil-bastirabiliriz/">Şeker İsteğini Nasıl Bastırabiliriz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker, bir diğer adıyla beş harfli zehir… Evet, biraz sert bir tanım olduğunun farkındayım, ama inanıyorum ki vücudunuza zararlarının ne denli fazla olduğunun farkına vardığınızda beslenme alışkanlıklarınızdan çıkarmanız gereken ilk şeyin “şeker” olduğunu kavrayacaksınız.<br />
Kadınların özellikle tatlı krizine girdiği zamanlarda ilk elini attığı şey, şeker. ‘Şey’ diyorum çünkü gıdadan, besinden saymıyorum. Bazen regl dönemindeki hassasiyetlerde bazense bir şeye sinirlendiğimizde hemen bir şeker arayışına gireriz. Esas kızın bir şeye sinirlendiğinde koca pastayı bir anda bitirmesi film sahnelerinden de tanıdık gelmez mi? Vey ahayal dünyalarımızdan… Özellikle sert geçişli duygu değişimlerimizde ilk sığındığımız şey tatlı fakat sonu hiç de tatlı olmayan şeker, sağlığımızın aslında baş düşmanıdır.</p>
<p>Şeker isteğimizin bir nedeni de hipoglisemidir. Kan şekerinin hızlı düşmesi durumu olarak açıklanabilecek hipoglisemi rahatsızlığında, kişinin ara öğün yapma alışkanlığı yoksa veya uzun süreler boyunca aç kalıyorsa düşen kan şekerine bağlı olarak kişinin tatlı krizine girmesi çok yüksek olasılıktır. Hipoglisemisi olanların, mutlaka günde 2,5-3 saatte bir besin tüketmeleri ve ana öğünlerin arasında sağlıklı atıştırmalıklar tüketmeleri gerekir.</p>
<p>Peki bu azılı düşmanımızın üstesinden nasıl gelebiliriz? Beslenme alışkanlığımıza yer etmiş şeker isteğini nasıl bastırabiliriz? Öncelikle sebep olduğu zararlar ile sağlığımızda yarattığı tehlikelere göz atarak başlayabiliriz. Başlamadan önce belirtelim ki, şekerin zararları saymakla bitmiyor, liste uzayıp gidiyor. Biz sizin için belli başlı hayatımızı etkileyen, yaşam kalitemizi düşüren, sağlıklı yaşamımızı tehlikeye attığı yönlerinden ve riskli durumlarından bahsedeceğiz.</p>
<p><strong>Glisemik İndeksine Dikkat!</strong><br />
Şekerin sağlığa faydalı olmadığını hep çoğumuz biliyoruz, okuyoruz. Ama tam olarak sağlığımızı tehlikeye atacak ne gibi durumlar yarattığından ise habersiz kalıyoruz. Bunun için şekerin ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Şeker karbonhidrat içeren her şeye denir. Tadı benzemese bile patates bu anlamda bir şeker deposudur. Ekmek için de yine bir nevi şeker diyebiliriz. Burada demek istediğimiz karbonhidrattan uzak durun, hayatınızdan çıkarın değildir! Zaten böyle bir durumda sağlıklı bir beslenmeden de söz edemeyiz. Asıl anlatmak istediğimiz glisemik indeksi düşük olan besinler ile yüksek olan besinlerin ayırdına vararak düşük olan besinleri tercih etmenizdir. Glisemik indeks, bir şeker ölçüm sistemidir. Özetle, bir gıdada ne kadar şeker varsa bu ölçümün değeri de o kadar yüksektir. İndekste tavan 100 olarak kabul edilir ve zirveye yani 100’e yaklaştıkça şeker oranında artış görülür. Patates örneğinden devam edersek, haşlanmış bir patatesin glisemik indeks değeri 85’tir. Bu sonuç da size şu cevabı vermektedir: Yediğin patatesin %85’i kadar şeker tükettin! Bu nedenle yediğiniz besinlerin glisemik indeksine de göz atmayı ihmal etmemelisiniz.</p>
<p><strong>Şeker Nasıl Elde Edilir?</strong><br />
Şeker, şeker pancarının fabrikalarda işlenerek şeker kısmının ayrılmasıyla elde edilir. Pancar doğal bir besin olmasına karşın, şeker saf besindir. Şeker saf enerji kaynağı sayılır. Ancak, tek başına alındığında şekerden enerji üretilemez, böylece de boş kalori kaynağı olarak bilinir. Şeker için sessiz bir düşman diyebiliriz. Çünkü, yol açtığı hastalıklar için herhangi bir belirti göstermez. Şeker ile ilgili bilinen hastalık ilk olarak obezite diye tanımlansa da daha pek çok rahatsızlığa da yol açmaktadır.</p>
<p><strong>Şekerin Zararları</strong><br />
Yapılan araştırmalara göre bilim adamları şekerin kokain kadar bağımlılık yaptığını ifade ediyorlar. Çikolata yemeye başladığınızda, beyniniz mutluluk verici hormonlar olan dopamin ve opiat salgılamaya başlıyor. Bu bağımlılık yapıcı hormonlar daha fazla çikolata için sizi dürtmeye başlıyor. Tavsiyemiz, çikolata ihtiyacınızı bitter çikolata ile gidermenizdir. Fakat yine aşırıya kaçmadan… Günde 20 gr yiyeceğiniz bitter çikolata hem tatlı ihtiyacınızı karşılamaya hem de kalbinizi korumaya yarar.</p>
<ul>
<li>Şeker, uzun vadede safra kanalı kanserine, akciğer kanserine neden olmaktadır. Ayrıca vücudunuzda kanser hücresi varsa bu hücreleri de beslenmektedir.</li>
<li>Damarlarınızın sertleşmesine ve dolaşım sisteminizin bozulmasına yol açmaktadır. Damar tıkanıklığına sebep olur. Kalp damar rahatsızlıkları ile tansiyona yol açar.</li>
<li>Kalp krizi riskinizi 300 kat artırmaktadır. Yanlış okumadınız, evet tam tamına 300 kat!</li>
<li>Depresyona, anksiyete bozukluklarına ve dalgınlığa neden olmaktadır.</li>
<li>Vücuttaki sıvı dengesini bozarak buna bağlı dikkat eksikliği, hiperaktivite ve benzeri ruhsal problemlere neden olabilir.</li>
<li>Diş ve diş etlerinde problemlere, çürüklere ve sararmalara neden olur.</li>
<li>Gebe kadınlarda bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Çocukların büyüme hormonlarının salgılanmasını engeller, tüm vücut hormonlarının dengesini bozar.</li>
<li>Yüksek kilodan dolayı kemik ve kas sisteminin yapısının bozulmasını hızlandırır, kemik erimesine neden olur.</li>
<li>Bir araştırmaya göre alzheimer tatlıyı fazla tüketen insanların kaçınılmaz sonudur.</li>
<li>Sinir sisteminizi tahrip eder.</li>
<li>Böbrek taşlarına ve böbrek yetmezliğine sebep olur.</li>
<li>Konsantrasyon kaybına sebep olur.</li>
<li>Migren hastalığına sebep olur ve sık sık baş ağrısı meydana getirir.</li>
<li>Vücudun savunma sistemini zayıflatır ve özellikle kış hastalıklarına bunun yanında çeşitli virüslere karşı saldırıya açık hale getirir.</li>
</ul>
<p><strong>Alternatif tatları tercih edin</strong><br />
Doğrudan şeker almak yerine doğal besinlerle bu ihtiyacınızı giderme yoluna gidebilirsiniz. Bal veya hurma gibi hem doğal hem de vücudunuza yararlı besinlerin verdiği tat, şeker isteğinizi bastıracaktır. Organik bal; içinde pek çok vitamin ve mineral içerir. Hakiki bal içinde bu bileşimler süper oranda bulunduklarından sağlık açısından çok faydalıdırlar. Bal, şekerden kat be kat iyi bir şeker kaynağıdır. B1, B2, B3, B5, B6 vitaminleri açısından oldukça zengin bir besin kaynağı olan bal, güçlü antiseptik, antibakteriyel özelliğine sahip. Diğer</p>
<p>şekerlerin aksine oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakıyor. Böylece zindelik hissi vererek kalp rahatsızlıklarında doğal ilaç olarak kullanılıyor.</p>
<p>Hurma lif, magnezyum, demir ve vitamin B6 açısından oldukça zengin olup tatlı ihtiyacınızı karşılamada son derece etkilidir. Hurmayı toz haline getirip sevdiğiniz tariflerinizde kullanabilir veya sabahları yediğiniz süt yulaf karışımınızı tatlandırabilirsiniz.</p>
<p><strong>Meyve tüketin</strong></p>
<p>Canınız tatlı istediğinde taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İş yeri çekmecenizde veya mutfağınızda aşırı kalorili şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklara yer açın. Bu besinleri ara öğün olarak almanız açlık hissinizi de yatıştıracak ve vücudunuzun hem ruhsal hem de fiziksel olarak dinç kalmasını sağlayacaktır. Düşük glisemik indeksli kiraz, çilek, elma, armut gibi meyveler hem kan şekerinizi daha az ve kademeli olarak yükseltiyor hem de iyi birer lif kaynağı olarak öne çıkıyor. Günlük 3 ile 5 porsiyon kadar tüketilebilir.</p>
<p><strong>Odak noktasınız farklı olmalı</strong><br />
Şeker bir nevi bağımlılık etkisi yaratır. Canınız gün boyunca tekrar tekrar tatlı bir şeyler tüketmek istiyor ise odağınızı değiştirmelisiniz. Bunun için yürüyüşe çıkmak tatlıyı unutturacak en iyi yöntemler arasındadır. Tatlı istediğinizde evi toplamak, en yakın arkadaşınızı arayıp sohbet etmek hatta günümüz dünyasında sosyal medyada zaman harcamak tatlıyı unutturacak yöntemlerden sayılabilir. Ama bizce en etkili ve bilinçli olanı ise, zararlarını aklınıza getirerek vücudunuza kötülük yapmaktan kaçınmanızdır.<br />
Sağlıklı beslenin ve aç kalmayın<br />
Aç kalmak kan şekerinizin düşmesine neden olur. Ve böylece vücut kendisini toparlamak için şeker arama ihtiyacına girer. Öğün atlamadan sağlıklı bir besin planı size aniden gelen tatlı ihtiyacınıza karşı kalkan oluşturacaktır. Protein alımı da şeker isteğinizi geçiştirmede etkilidir. Protein ağırlıklı beslenme bu anlamda yardımcı olacaktır.<br />
Vitamin mineral alımına dikkat<br />
Metabolizmanızın düzenli çalışmaması sizi tatlı krizine sokabilir. Tatlı krizini önlemek için, Vitamin B, Krom, Koenzime Q-10, Vitamin C, Asetil L-Karnitin, Glutamin kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Gurmar çayı için</strong><br />
Geleneksel Hint tıbbında öne çıkan, ayurvedik bir bitki olan gurmarı deneyebilirsiniz. Gurmar çayı, hem şekerin emilimini hem de yağ olarak depolanmasını azalttığı iddia ediliyor. Ayrıca tatlı isteğini azalttığı da söyleniyor. Ancak insülin veya şeker düşürücü bir ilaç kullanıyorsanız etkilerini artırabilir. Hekiminize danışmadan tüketmeyin. Tatlandırıcı ve diyet ürünlerden ise uzak durun.<br />
Meyan kökünü deneyebilirsiniz<br />
Özellikle Çukurova’da, sokaklarda satılan Boyan şerbetidir. Çok fazla faydası bulunan meyan kökünü, ister çay olarak, isterseniz de boyan şerbeti olarak hazırlayabilirsiniz. Şeker ihtiyacınızı karşılayarak, içinizi serinletmesini olanaklı hale getirebilirsiniz.</p>
<p><em>Tatlı krizini geçiren besinler:</em></p>
<ul>
<li>Ayçiçeği</li>
<li>Kefir ve diğer probiyotik ürünler</li>
<li>Tarçın</li>
<li>Badem</li>
<li>Yulaf ve diğer kompleks karbonhidratlar</li>
<li>Yosun ve su bitkileri</li>
<li>Tatlı patates</li>
<li>Kahve miktarını azaltın</li>
</ul>
<p>Yapılan araştırmalar kahve içinde bulunan kafeinin kan şekerini yükselttiğini gösteriyor. Hızlı yükselen kan şekeri yine hızla düşerek tatlı isteğinizi artırabilir. Bu nedenle kahveyi fazlaya kaçmadan tüketmekte fayda var.</p>
<p><strong>Uyku düzeninizi ayarlayın</strong><br />
Araştırmalar yorgun bir bedenin ayakta kalmak için daha çok şekere ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Bu sebeple uyku aralıklarınızı iyi belirleyin ve vücudunuzun ihtiyacı olan kaliteli uykuyu almaya özen gösterin.</p>
<p><strong>Stresten uzak kalmaya çalışın</strong><br />
Yoğun iş hayatınız veya koşuşturmalı ev yaşantınızda stresten uzak kalmak her ne kadar zor bir durum gibi gözükse de şunu unutmayın, stres hem vücudunuzda hem de ruhunuzda hasarlara neden oluyor. Hepimiz kaliteli ve sağlıklı bir yaşam istiyoruz. O halde stres yapıcı şeylerden ne denli uzak kalmayı başarırsak kendimizi psikolojik ve bedenen o kadar iyi hissedeceğiz. Stres anında bir anda gelen tatlı isteğine karşın iradeli ve bilinçli olmamız gerekiyor. Biliyoruz ki, sağlıklı yaşam isteğimiz bizim uyguladıklarımızla şekil alıyor.</p>
<p><a href="https://www.ecevahapoglu.com/seker-istegini-nasil-bastirabiliriz/">Şeker İsteğini Nasıl Bastırabiliriz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.ecevahapoglu.com">Ece Vahapoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
